18 Eylül 2019 Çarşamba

SpaceX'in Starlink Projesi

Starlink kelimesi size bir şey çağrıştırıyor mu? Acaba SpaceX'in yeni projesi olabilir mi?
Ama maalesef bu uzay turizmi ya da uzaya yolculuk ile ilgili bir şey değil. Herkesin yakından bildiği bir kavram İnternet. Evet zaten internetimiz var, peki neden internet? Arkadaşlar bildiğiniz gibi herkes internetin yavaşlığından muzdariptir. Elon Musk'ın buradaki amacı ilk önce Amerika olmak üzere tüm dünyaya hızlı internet sağlamak. Ve bunu 2 yıl gibi rekor bir sürede yapmak. Ve FCC onaylı, yani A.B.D lisanslı ve A.B.D tarafından uzaya gönderilen filolardan en alçakta olanı bu filo olacak. 2018'de 800 uydu gönderildi ve uydu sayısı da artmaya devam ediyor. Uydu sayısı 12.000'e ulaşınca Starlink'in sağladığı internet tam kapasiteyle kullanılabilecek. Ve internetin fiyatının da uygun olacağı (!) söyleniyor.

17 Eylül 2019 Salı

Merkür Geçişi

Güneşe en yakın gezegen olan Merkür, bir yüzyılda sadece 13 kez gerçekleşen bir olaya 
11 Kasım 2019'da gerçekleştirecek .Merkür, Dünya'ya 84 milyon km uzaklıktan geçecek. Dolayısıyla bu geçişin çıplak gözle izlenmesi mümkün olmayacak. Bir dürbün ya da teleskop kullanarak izlenebilecek. Olayın gerçekleşme saati şöyle:

14:13-Merkür, Güneş diskinin önüne geçiyor.
17:57-Merkür, Güneş üzerindeki yolunu yarılıyor.
21:41-Geçiş bitiyor.

Bu nadir olayın bizim zamanımıza denk gelmesi büyük bir nimet. Önceki Merkür Geçişi,
8 Kasım 2006'da gerçekleşmişti. Sonraki geçişin ne zaman olacağını kim bilebilir?
Geçişi izlemek için dürbünle ya da teleskopla uğraşamayacak olanlar aşağıdaki adreslerden geçişin önceki kayıtlarını ya da internet üzerinden araştırma yapıp yılımızdaki Merkür geçişini canlı olarak izleyebilirsiniz.


---------------------------------------------------------------------

https://www.youtube.com/watch?v=AhWMOkrzKzs
https://www.youtube.com/watch?v=P9o3Wi6CRpY         
                                                                                            
---------------------------------------------------------------------- 

10 Eylül 2019 Salı

ASTRONOTLAR NEYE GÖRE SEÇİLİR ?



Astronot sözcüğünü tanımlamak gerekirse genel olarak uzaya çıkan her bilim insanına astronot dense de NASA astronot sözcüğünü kendi uzaya çıkan bilim insanları için kullanır.  Diğer ülkelerin de kendi uzaya çıkan bilim insanlarına verdikleri adlar vardır;  kozmonot veya taykonot gibi. Ve tabiki astronot olmak önemli bir görev olduğu için bazı özelliklerine göre seçilmeleri gerekir. Peki bir astronot neye göre astronotluğa seçilir?

Akademik olarak öncelikle astronot olmak isteyen kişilerin mühendislik ya da pilotluk  gibi bölümleri bitirmeleri gerekiyor. Bu bölümleri bitirdikten sonra 3,5 ila 4 yıl  mesleki tecrübe gerçekleştirmeleri gerekiyor.

Fakat astronot olmak için akademik becerilerin yanı sıra fiziksel yeterlilikler de gerekiyor. Çünkü astronot kıyafetleri pahalı olduğu için NASA tüm astronotlara ayrı bir kıyafet üretemiyor. Bu ölçüler ise genel olarak 148 cm ile 193 cm arasıdır. Ayrıca astronotların çevrede olan biteni en iyi şekilde algılayabilmeleri için göz bozukluklarının gözlükle düzeltilebilir olması gerekmektedir.

Bu yazı Alya Hotamış ile birlikte yazılmıştır.

astronot ile ilgili görsel sonucu


26 Ağustos 2019 Pazartesi

ARTEMİS


NASA  geçen aylarda Ay’a  gideceğini ve gideceği programın adının Artemis olacağını açıkladı. Şimdi sizinle bu konuyu üç kısımdan ele alacağız. Nasıl gidecekler? , Neden gidecekler? Ve bu neden bu kadar önemli ?


Neden gidecekler?
NASA’nın dediğine göre hem evrenin en derin noktalarını keşfetmek için bir başlangıç olarak hem insanların ‘ Eğer NASA Ay’a gidebiliyorsa neden bu zamana kadar hiç gitmedi? ’ yargısını dindirmek hem de eğer Dünya bir gün yaşanılamaz bir yer haline gelirse Ay’da yada Mars’ta yaşayabilir miyiz ? sorusunun cevabını bulmak için.


Nasıl gidecekler?
Orion uzay aracıyla. Orion Artemis, Mars ve ISS (Uluslararası Uzay İstasyonu) görevlerinde kullanılmak üzere tasarlandı. 2 kişiden 6 kişiye kadar mürettebat kapasitesine sahip olan Orion aslında NASA'nın bütçe kesintisinden dolayı devam ettirilemeyen Takımyıldız Programı'nda kullanılmış, programın iptali üzerine ve zaten Artemis ve Takımyıldız Programlarının hedeflerinin benzerliği üzerine Artemis'te kullanılması yönünde karar verilmiştir.


Peki neden bu kadar önemli?
ARTEMİS’in bu kadar önemli olmasının nedeni bunun evrenin keşifini bir üst noktaya çıkarıp Dünya dışında yaşanacak farklı bir yer arama görevi olmasıdır. Ayrıca Ay’ın yörüngesine yerleştirmeyi planladıkları uydu benzeri bir araç olan GATEWAY (Geçiş Yolu) ile hem GATEWAY'in Ay'ın yörüngesinde dolanmasına hem de astronotların Ay’a inebilmesine imkan sağlanması planlanıyor. Böylece kolonilerin kurulmasının ilk aşamalarında astronotların barınakları kurarken kalacak bir yerleri olması sağlanıyor, daha sonra ise bu yerin aynı ISS gibi bir istasyona dönüşmesi planlanıyor.

Kaynak:
NASA


artemis 1 mission logo ile ilgili görsel sonucuartemis 1 mission logo ile ilgili görsel sonucu
                





artemis 1 mission logo ile ilgili görsel sonucu



19 Aralık 2018 Çarşamba

ASTRONOTLARRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRRR

ASTRONOTLAR NASIL BESLENİR...
    Uzayda su sıkıntıları olduğu için uzayda su çok değerlidir.Bu sebepten suyun geri dönüşüme tabi tutulması gerekir.Bu sebepten astronotların tükenmişolduğu suların büyük bir kısmı,vücutlarından çıkan ter ve idrar atıklarıdır.Yani gün içerisinde tüketeceğiniz su,bir önceki günki boşaltım atığınız olabilir.Beslenmek için kullandığınız gıdalar,çoğunluğu veya daha fazlası kurutulmuş gıda olacaktır. Bu besinleri düzenli bir şekilde almak zorundalar ve günde 3 öğün yeme hakları vardır.Yiyecekler vakkumlu poşetlerde saklanırve yenileceği zaman sulandırılır veya ısıtılır.Araştırmacılar,uzaya götürülecek yarım kilogram kadar olan yemeğinoluşturacağı maliyetin,yaklaşık olarak 10 bin dolar kadar söyleniyor.Ayrıca uzayda su da yemek de çok önemlidir.

ASTRONOTLARIN TEMİZLİĞİ NASILDIR...
   Uzayda yer çekimi olmadığı için,su parçacıkları havada uçuşur. Bu sebepten dolayı astronotlar,durulama gerektirmeyen sabun kullanırlar. Aynı şekildedir ki,banyo yaptıklarında da su etrafa dağılmayacağı için, yine durulama gerektirmeyen ürünler kullanırlar. Dişlerini fırçaladıktan sonra ise,tükürmeyeceklri için,oluşan sıvıyı yutmak zorunda kalırlar. Saç ve sakal tıraşı olurken ise,kılların havada uçmasına engel olmak için hortumlu tıraş makinası kullanırlar. Tırnakları için ise elektrikli süpürge gibi makinalar kullanmaktadırlar,aksi halde tırnakları odanın her tarafına dağılabilir.

ASTRONOTLAR TUVALETİNİ NASIL YAPAR...

   Yer çekimi olmamasından kaynaklı olarak nesnelerin havada uçuşma durumu, dışkılarımız içinde gerekli olacağından dolayı, uzayda özel vakkumlu tuvaletler kullanılır.Bu klozette ise sabit şekilde durabilmek için,klozette özel sabit ve esnek iplerle kendilerini bağlarlar.

ASTRONOTLARIN GİYDİĞİ UZAY GİYSİSİ NASILDIR...

   Uzayada,içinde bulunduklerı aracın sorunları olabilir. Bu sorunları düzeltmek için dışarı çıkmaları gerekir. Bu sebepten dolayıuzay giysisi giymek zorundadırlar. 13 katmandan oluşan bu uzay giysisinin ağırlığı yaklaşık olarak 127 kilogram ağırlığında ve 12 milyon dolar değerindedir. Tabi bu giysiyi uzaya kadar getirebilmek de oldukça masraflıdır. Astronot olarak bu giysiyi giymek yaklaşık 45 dakikalarını almaktadır. Bu pahalı kostüm içindeki astronotu, uzayın vakkumuna ve güneşin zararlı ışınlarına karşı korur. Aynı zamanda gölge ile aydınlık arası sıcaklık farkı çok yüksek olacağından dolayı güneşin yakıcı sıcağından da korumaktadır.İçinde bulunan astronotu , uzayda yayılan küçük fakat hızlı mikro meteorlara karşı da korumaktadır.Aynı zamanda astronota oksijen sağlar.Bunları yaprken de astronotun hareketlerini kısıtlamamaktadır.Aynı zamanda astronotun uzay mekiğinin dışında iken , astronotlarla iletişim kurabilmesini sağlayan ve her yere açık uçlu bir telefonu bulunmaktadır. Bu sayede astronot, tehlike anında veya yardıma ihtiyacı olduğunda herkes ile anında görüşebilir.

ASTRONOTLAR İÇİN UZAY ORTAMI NASILDIR...
   Uzay yolculuğu yapan bir çok astronot için uzay , plastik, metal ve et gibi kokmaktadır.Bununla birlikte bir astronotun 6 ayda uzayda maruz kaldığı radyasyon , bir nükleer santralde çalışan bireyin,hayatı boyunca maruz kaldığı tehlikeye eş değerdir.Uzayda yer çekiminin olmaması ile birlikte ,vücudunuz zamanla esnemeye ve boyunuz da bu oranla uzamaya başlayacaktır.Kaslarınız zamanla eriyecektir.Bu sebeptendir ki , astronotlar uzay mekiğinde her gün düzenli olarak spor yapmaktadırlar.Yine uzayda olmayan yer çekimi sebebi ile burunları hep tıkalı kalıyor ve koku alma duyularını yavaş yavaş kaybediyorlar.Başlarında zamanla basınç oluyor ve bu basınca uzun süre maruz kalıyorlar, bu yüzden başları zamnala büyüyor ve şişkin yüz sendromu dedeiğimiz rahatsızlıkla yüz yüze kalıyorlar. [ Tüm astronotlar için geçerli bir bilgi değildir.]

ASTRONOTLARIN UZAY YAŞANTISI...
   Uzayda iken yapacakları faaliyetler , dünyadakiler tarafında belirleniyor, dünyadakilerin söyledikleri işi  yapmaktadırlar ve kurallarına uymak zorundalardır.Mesela günlük 8 saat uyuma hakkınız var ve düzenli spor yapmak zorundasınız gibi. Astronotların bir çoğu uyumak için gözlerini kapattıklarında yıldız kümelerini gördüklerini söylemektedir. Bunun sebebi uzayda yayılan ışınlardır. Parçacık ışıması dediğimiz bu durum bir müddet uykularını kaçırmaktadır. Aynı zamanda uyurken gürültülü meteor seslerini duymamak için kulak tıkacı takmak zorunda kalıyorlar. Uyurken etraf dağıtmamak için , onlara verilen ve kişisel uyku kapsüllerinde bulunan uyku tulumunu kullanmak zorundalar. Bu tulumlar uzay mekiğinin duvarına monte edilmiş olup, onlar uykudayken etrafı dağıtmalarını ve kendilerine zaraz vermelerini önler. Bulundukları uzay istasyonu , yer yüzünden yaklaşık 400 km yukarıda bulunuyor. Oldukça hızlı hareket eden bu istasyon, dünyamızın etrafındaki bir turunu, yalnızca 90 dakikada tamamlıyor.  Bu durum, onların uzay mekiğinde oldukları zaman içerisinde, günde 15 kez gün doğumu ve 15 kez gün batımı gördükleri anlamına geliyor. Yani bir günleri 45 dakika gibi olup, bizim dünyada yaşadığımız bir günde onlar 15 gün yaşamış oluyorlar.

ASTRONOTLARIN UZAY YAŞANTISININ ZORLUĞU...
   Astronotların uzay yaşantısının zorluğunu unutmamak gerekir.Her ne kadar bilim için fedakarlıklar gerekse de, astronotların yaptığı fedakarlıklar hiç bir zaman azımsanamaz. Uzayın bir çok zorluğu vardır ve bunlara katlanmak, katlanırken de işini yapmak hiç de kolay bir şey sayılmaz.

ASTRONOTLARIN SAĞLIK SORUNLARI...
   Uzayda uzun süre kalanların ve özellikle Ay’a inmiş olanların, daha sonraları önemli sağlık sorunları yaşadıkları biliniyor. Ay’a gitmiş olan astronotların, henüz uzaya çıkmamış astronotlara oranla kardiyovasküler rahatsızlıklar nedeniyle ölme riskinin 4,8 kat fazla olduğu açıklandı. ABD’de 2016 yılında Profesör M. D. Delp ve ekibi tarafından yayımlanan bilimsel makale, astronotların Ay’da Dünya’ya oranla aşırı derecede radyasyona maruz kaldıkları için kalp sorunları yaşadıklarını gösterdi. Araştırmacılar; Ay’a gitmiş olan astronotların yüzde 43’ü kalp damar sorunları nedeniyle öldüğü halde, uzay araçlarıyla Dünya’nın yörüngesinde dönmüş olanların yüzde 11’inin benzeri nedenlerle öldüğünü belirtti.


Hiç uzaya çıkmamış astronotlarda ise kalp damar sorunları nedeniyle ölenlerin oranının sadece yüzde 9 olduğu açıklandı. Dünya çevresinde alçak yörüngelerde dolaşmış olan astronotların, Dünya’nın koruyucu magnetosferi sayesinde çok az radyasyona maruz kaldıkları için kalp damar sistemlerinin fazla zarar görmediği belirlendi. Mars’a gidecek astronotların, derin uzay denilen ve aşırı radyasyonun olduğu bölgelerde sağlık sorunlarıyla karşılaşmamaları için çalışmalar yapılıyor.

Vücuttaki lenfositlerin bir alt kümesini oluşturan T-hücreleri, bağışıklık sistemi için çok önemlidir. Uzayda, T-hücrelerinin üretimi azalır ve var olanlar da enfeksiyonla mücadelede güçsüz kalır. Bu nedenle, astronotlar uzayda enfeksiyonlara karşı oldukça korumasız olurlar. ABD’de 2013’te yapılan bir çalışma; Uzay İstasyonu’nda mikropların uzaya adapte olduğunu ve hızla çoğalarak tehlike oluşturduklarını gösterdi. Uzayda birkaç ay kalan astronotlarda kemik erimesi görülür. Dünya’ya döndükten sonra kemik yoğunluğunun normal düzeye çıkması 2-3 yıl sürer. Kemik erimesi, dokulardaki kalsiyum seviyesinin artmasına ve böbrek sorunlarına neden olabilmektedir. Astronotlar, uzayda kaslarını yeterince çalıştıramadıkları için kas kaybı da yaşarlar. Uzayda astronotların önemli bir kısmı, görme bozukluğu yaşamaktadır. Dünya’ya dönen astronotlarda katarakt olma oranı da yüksektir. NASA’nın yaptırdığı bir araştırma, astronotların beyninin radyasyondan zarar gördüğünü ve Alzheimer’a yakalanmalarının hızlandığını gösterdi. Uzaydan dönenlerin yüzde 67’sinin bel ağrısı yaşamasına, omurlar arasındaki disklerin şişmesinin neden olduğu sanılıyordu. San Diego Üniversitesi’nde 2016’da yapılan MR çalışması, astronotların omurlarındaki disklerin değişime uğramadığını ama omurgalarını çevreleyen kaslarda yüzde 19 oranında incelme olduğunu gösterdi. Uzayda astronotların çoğu uyku ilacı alır ancak yine de 8 saat uyuyamazlar. Uzay İstasyonu’nda astronotların sağlığı yakından izlenir ve gerektiğinde portatif ultrason cihazıyla sorunun ne olduğu araştırılır.

Sağlık kontrol sonuçları Dünya’daki uzman doktorlarca incelenir ve onların kararına göre hareket edilir. Uzayda tedavi edilemeyen astronotlar, uzay araçlarındaki görev süreleri dolmadan önce Dünya’ya geri getirilir. Uzay İstasyonu’nda bir astronotun ameliyat edilmesi gerektiğinde, onu 3,5 saat içinde Dünya’ya getirmek mümkündür. Mars veya diğer gezegenlere gidecek astronotlara, Dünya’dakiyle aynı düzeyde sağlık hizmeti vermek günümüz teknolojisiyle mümkün görünmüyor. Tüm bu sağlık sorunları için bazı çözümler üretildi ancak teknoloji geliştikçe astronotların sağlıklı olarak yıllarca uzayda kalabileceğine inanılıyor.


HADİ ŞİMDİ BİR ASTRONOTUN DİLİNDEN DİNLEYELİM...

Uluslararası Uzay İstasyonu'ndan astronot Frank de Winne, deneyimlerini ve uzaydaki yaşamı anlatıyor...

   Yüzlerce kilometre uzaklıkta olmasına rağmen tüm dikkatinin dünya üzerinde olduğunu ifade eden De Winne, "Zamanımı ailemle ve eşim Lena ile geçiriyorum. Ayrıca dünyanın geriye kalanıyla da iletişim içerisindeyim. Mesela dünya ile iletişim içerisinde olmak ve dünyada neler olup bittiğini görmek için her gün olmasa da haberleri takip ediyorum" dedi.
Çok çeşitli yemek türleri olduğunu ifade eden De Winne, "Farklı mutfaklardan yemekler yiyoruz. Rus yemekleri, Amerikan yemekleri, Avrupa yemekleri ve Japon yemekleri yiyebiliyoruz" diye konuştu.

Tüm dikkatinin dünya üzerine odaklandığını ifade eden Winne, "Kainatta ne kadar küçük olduğumuzu ve gezegenimizin ne kadar değerli olduğunu fark ettim. Buradan herkese mesajım: 'Gelecek nesiller için gezegenimize gerçekten iyi bakmamız gerekiyor.' Burada bulunmak ve insanlarla güzel şeyler yapmak şahane bir şey. Uzaydayız ancak dünyanın her yerinden binlerce insan tarafından destekleniyoruz. Onlara bize verdikleri destekleri için çok teşekkür etmek istiyorum ve tabii ki bu işleri ailelerimiz ve eşlerimizin desteği olmadan da yapamazdık" ifadelerini kaydetti.


De Winne, "Uzayda olmak şahane bir duygu. Buraya yeniden gelme şansım olsa kesinlikle yine gelirdim ancak yeni nesil astronotların da gelmesi gerekiyor. Bu deneyim onlar için çok önemli. Benim için bu çok büyük bir deneyim oldu. 4 aydır burada yaşıyorum. Mükemmel bir ekibim var. Dünyadaki tüm merkezleri kontrol ediyoruz ve birçok güzel iş yapıyoruz. Buradaki yaşam koşulları da aslında çok kötü değil. Ancak çok fazla suyumuz ve evdeki rahat yaşamımız tabii ki yok" şeklinde konuştu.

De Winne dünyadan yüzlerce kilometre uzakta bulunan uzay ekibinin ailelerini ve sevdiklerini özlediğini belirterek, uzaydaki yaşamını büyük bir deneyim, uzayda bulunmanın ise bir ayrıcalık olduğunu söyledi. "Uzayda yaşamanın en zor yanı eşyalarımızı kaybetmek. Yer çekimi olmadığından eşyalarımız uçarak kayboluyor" diyen De Winne, ayrıca dünyadaki binlerce kişiye uzayda bulunan ekibe verdiği destekten ötürü teşekkür etti.

UZAYDA BİR YIL KALANLARA NE OLUYOR...
   Genelde,astronotlar Uluslar Arası Uzay İstasyonu na 6 aylığına yollanıyorlar.Ancak Amerikalı Scott Kelly , 2016 da Rus kozmonot Mikhail Kornienko ile birlikte uzayda 340 gün kalark tarihe geçmişti. Görevin amacı, uzayda geçirilen uzun sürelerde ağırlıksız olmanın, radyasyonu ve izolasyonun insan bedenine neler yaptığını daha iyi anlamaktı. İkizi de astronot olan Kelly nin uzaydaki deneyimi, uzay yolculuklarının insan bedeni üzerindeki etkilerine dair benzersiz bilgi sağladı. Araştırmanın bir parçası olarak kardeşi Mark evinde kaldı ve daha sonra ikiz kardeşler karşılaştırılmalı olarak incelenebildi.  Kelly BBC ye yaptığı açıklamada "Sağlık sorunlarının çoğu belirti göstermiyor, kendi kemik kütlenizi hissedemiyorsunuz." dedi. Scott Kelly dünyaya döner dönmez , ayrıntılı testlerden geçirildi. Uzayda kaldığı uzun süre vücudunda bir sürü belirti çıkarmıştı. Kelly bu belirtileri "Vücudumda ağrılar , sertlikler, biraz kemik biraz da kas kayıbı oldu. Şişme ve kafatasımın içindeki baskıda artış olmuştu." diye anlattı. Dünyanın atmosferine uyum sağlamaya çalışırken döküntü ve kurdeşen gibi deri hastalıkları , mide bulantısı ve baş dönmesi de yaşadı. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi [NASA] , Kelly nin yaptığı deneyin Mars gibi uzun uzay yolculuklarının biyomedikal risklerini düşürmede önemli bir adım olduğunu söyledi. [Kızıl gezegende yapılacak her hangi bir yolculuğu tamamlamanın en az 30 ay süreceği tahmin ediliyor.]








KAYNAKÇA-

Bilim Ve Tekno . Com
Bilim Ve Teknik [dergi]
İha. Com
www.bbc.com