31 Ekim 2012 Çarşamba

13 Kasım 2012 - Tam Güneş Tutulması (Türkiye'den izlenemiyor.)


13-14 KASIM 2012 TAM GÜNEŞ TUTULMASI
21.37.58 TSİ (13 Kasım) Tutulma Başlangıcı
00.11.48 TSİ (14 Kasım) Tam Güneş Tutulması
02.45.34 TSİ (14 Kasım) Tutulma Sonu
Güneş, İstanbul’dan saat: 16.45.35’de
           Tekirdağ’dan saat: 16.50.35’de batacak.
 (TSi: Türkiye saati ile)

·                 2012 yılının ikinci Güneş tutulması olacak. Tam Güneş Tutulması 4 dakika 02 saniye gerçekleşecek. Diğer zamanlarda Parçalı Güneş tutulması olarak görülebilecek. Tutulmanın tamamı 3,1 saat sürecek. 

·                 Tutulmanın en iyi gözlenebilecek bölgeleri Pasifik okyanusun ve Avustralya’nın kuzey bölgeleri Tam Güneş Tutulması olarak gözleyebilecek. Yeni Zelanda ve Avustralya’nın doğusu Parçalı Güneş Tutulması olarak gözleyebilecek. Tutulma Türkiye’den gözlenemeyecek.

·                 Tam Güneş Tutulmasının parlaklığı 1,033 kadir olacak.

·                 Tam tutulma esnasında Ay’ın Dünya’ya olan uzaklığı yaklaşık olarak 361 647 km, Güneş 148 417 350 km uzaklığında olacak ve tutulma başladığında Terazi Takımyıldızının önünde olacak.

·                 13 Kasım günü Güneş’in görünür büyüklüğü 32’ açı dakikası, Ay’ın ise 33’ açı dakikası olacaktır.

·                 28 Kasım 2012 tarihinde Kısmi Ay tutulması gerçekleşecek. Bu tutulmanın sonu Türkiye’den izlenebilecek.


Güneş tutulmaları, Ay’ın Dünya ile Güneş’in arasına girmesi ile gerçekleşen önemli bir gök olayıdır.

Güneş tutulmalarının gerçekleşebilmesi için, Ay'ın, Dünya etrafındaki yörünge düzlemi ile Dünya'nın Güneş etrafındaki yörünge düzleminin kesişim yerlerini belirleyen düğüm noktalarında veya buna yakın noktalarda (yeniay safhasında) bulunması gerekir.  


Ay, Dünya etrafında yılda yaklaşık 12 kez dolanır. Dolayısıyla, eğer Ay'ın yörünge düzlemi Dünya'nınkiyle çakışık olsaydı, bir yılda 12 kez Ay tutulması meydana gelebilirdi. Fakat durum böyle değildir. Ay'ın yörünge düzlemi ile Dünya'nınki arasında yaklaşık 5° 9' lık bir açı vardır. Bu açı nedeniyle Dünya, Ay ve Güneş, Ay'ın Dünya etrafındaki her dolanımında tam olarak aynı doğrultuda bulunmazlar. Böylece her ay bir Ay tutulması oluşmaz. Nitekim bir yılda hiç Ay tutulması olmayabileceği gibi, en çok üç Ay tutulması meydana gelebilir.


 Bu videolar 13 kasım 2012 tarihinde gerçekleşecek Tam Güneş Tutulmasının, Güneş'in ve Ay'ın üzerine çıkılsa nasıl izlenirdi sorusuyla hazırlanmış ve sadece bu tarihteki tutulmanın simule görüntüleridir.
                                                                                                                                    

ERKAN ARI                                                                                                                              AKA OKULLARI GÖZLEMEVLERİ

Resimler: TUG (Tübitak Ulusal Gözlemevi)
Videolar: Starry Night planetarium programı ile hazırlandı.

27 Ekim 2012 Cumartesi

Yörünge Dışı Robotların Tarihi


   NASA'nın robotları ortaya çıkmadan önce Sovyet Ruslar uzay rekabetleri doğrultusunda Ay'a yollamak üzere "Lunokhod" adındaki robotu yaptılar. Robot, Ay yüzeyinde dolaşması için tasarlanmış 8 tekerlekli, güneş enerjisiyle çalışan bir robottu. 1970 ve 1973 yılında Ay'a yollanan bu iki robot da kameraları yardımıyla dünyadan neredeyse gerçek zamanlı olarak kontrol ediliyordu. Sovyet Rusların gönderdiği bu robot daha sonra NASA'nın robotlarının esin kaynağı olmuştur.
   Ancak iş Ay'dan daha uzak gezegenlere gelince NASA boşlukta veya atmosferde asılı kalan uydular, yörünge sondaları ve iniş yapan araçlar yapmaya başladı.
   70'lerin başında NASA Viking Programı yaşam belirtisi için Mars'a bir araç yolladı. Bu tarz araçlardaki sorun indikleri yerde sabit kalmalarıydı ve sadece iniş yaptıkları yerdeki toprağı görebiliyor oluşlarıydı. Bu yüzden çok fazla bilgiye ulaşılamadı.

   
(MARS SOJOURNER AND PATHFİNDER)
   
   1996 yılında NASA'nın "Patfinder" (keşif) Programı doğrultusunda Mars'a gönderdiği araç yeniden Sovyet Rusların yaptığı arazi aracı tarzında olan robotların yükselişini sağladı. Bu araç başarıyla ortalıkta dolanıp resimler çekmeyi ve kayaların kimyasal analizini yapmayı başardı.

(SPİRİT)

   NASA 1990 ların sonuna doğru yaptığı iki robotunu kaybettiği için bu robotları telafi amaçla iki robot daha yapması gerekiyordu. Bu nedenle "Spirit" ve "Opportunity" adındaki iki robotu yaptı. (Kaybedilen robotlar (Mars Climate Orbiter ve Mars Polar Lander) )

(OPPORTUNİTY)

   Ve iki robot da Mars'a başarılı bir iniş yaptı. Panaromik kameralar, mikroskopik görüntüleyici, taş zımparalama aleti ve 3 farklı spektrometri kullanan araçlar Mars'ın jeoloji ve minerolojisi hakkında bir çok bilgi toplamayı başardı. En önemli keşfi ise, Mars'ın bir zamanlar hayat için önemli olan suya sahip olduğu kanıtlarıydı.
   Tahmin edilen 90 günlük kullanım sürelerinin aksine tamı tamına 7 yıl hayatta kalmayı başardılar. Bu robotlar birçok soruyu yanıtladıkları gibi, yepyeni soruların oluşmasına da sebep oldular. İşte bu nedenle NASA Mars'a tekrar dönmeye karar verdi.

(CURİOSİTY)

   Yeni robotun adı "Curiosity"(Merak). Spirit ve Opportunity'nin aksine araç kayaları delerek örnek toplayabilecekti. Aracın daha büyük olması zorlu arazilerde ilerleyebilmesine olanak sağlayacaktır. Curiosity, 5 ülkenden 10 deneysel ekipman taşıyor. Bu ekipmanlar kayaları moleküler incelemeye yarıyor. NASA'nın Marsta olan yeni ve son umudu Curiosity...


RUSLARA NE OLDU?

   1957'den 1975'e kadarki süreç içerisinde "ilk uzay aracı", "uzayda ilk canlı", "uzayda ilk insan" ve "uzayda ilk kadın" gibi unutulmaz ilklere imza attılar. Daha sonra NASA'nın çalışmalarını gören Ruslar Mars'ın uydusu olan Phobos a bir araç gönderip, toprak örneği toplayıp tekrar geri dönmeyi düşündüler.
   Phobos Grunt adındaki araç için: 11 ayda Mars'a ulaşması, bir robotik kol yardımıyla 200 gram Phobos toprağı toplaması ve Ağustos 2014'te Dünya'ya geri dönmesi planlanıyordu.
  Sonuç: Ruslar bu aracı 8 Kasım 2011'de yollamayı başardı. Ancak araç 15 Ocak 2012 yılında Dünyaya düşerek parçalandı.
   Rusların Mars için gönderdiği 19 araçtan sadece 4'ü hedefine ulaşabildi ama onlarda istenilen amacın sadace küçük bir kısmını başarabildiler.




NOT: PATHFİNDER, SPİRİT, OPPORTUNİTY VE CURİOSİTY HALA GÖREVLERİNE DEVAM ETMEKTEDİRLER.

21 Ekim 2012 Pazar

İlk Astrofotografi Denememiz


İlk Astrofotografi denememizi İstanbul Bahçelievler'de bulunan Aka Koleji Gözlem Evinde 19 Ekim Cuma akşamı çekmiş bulunmaktayız. Birkaç düzenlemeden sonra sizinle paylaşmak istedik (AY VE JÜPİTER ÇEKİMLERİ YAPTIK).

Çekimleri NİKON D300 DSLR fotoğraf makinesi ve MEADE LX200 teleskobu ile yaptık. (İlk resimde de görüldüğü gibi ekipmanlarımız). Fotoğraf makinesinin deklanşör kumandası olmadığı için çekilen fotoğraflarda biraz olsun bulanıklık vardır. 

(EKİPMANLARIMIZ)

                                                 
(AY ÇEKİMLERİ)

(JÜPİTER ÇEKİMLERİ)

Umarım çekimlerimizi beğenmişsinizdir.
İLGİNİZE TEŞEKKÜR EDERİZ.

19 Ekim 2012 Cuma

Kutup Işıkları (Aurora).. Her zamanki gibi muhteşem...


Kutup ışıkları adından da anlaşılacağı gibi sadece Dünya'nın kutup bölgelerinde gözlenir. Bu gösteri şöyle hayal edilmelidir. Yere uzanıp gökyüzünün güzelliğini izlerken birden gökyüzünde sarı, kırmızı, yeşil renklerin bütün gökyüzünde dalgalandığını hayal edin....

Güneşteki patlamalar nedeniyle uzaya güneş rüzgarları çıkar. Bu yüklü partiküller Dünya'nın ekvatorundan ve ekvator çevresinden atmosfere giriş yapamazlar çünkü Dünya'nın manyetik alanı izin vermez. Fakat kutup bölgelerinde manyetik alan sıfır olduğundan giriş yapabilirler. Yüklü partiküller atmosferdeki iyonosfer tabakasındaki yüklü partiküllerle çarpışırlar ve ışık çıkmasına sebep olurlar. İnsanlara da bu muhteşem gösteriyi izlemek kalır. 

Neyse ki manyetik alan var. Aksi halde bu yüklü partiküller Dünya'da yaşamın sona ermesine sebep olurdu.

Şayet bu gösteriyi izlemek isterseniz kutuplara veya yakın bölgelere gitmelisiniz. Dikkat edin gündüz olmasın çünkü oralarda gündüz çoook uzun olur. başta Satürn olmak üzere başka gezegenlerde de benzeri gösteri gerçekleşir.

17 Ekim 2012 Çarşamba

Yıldızların Sıcaklıkları ve Renkle Gösterimi


Yıldızların Sıcaklıkları

Her ne kadar kırmızı rengin sıcağı temsil ettiğini düşünsek de aslında bu durum farklıdır;
Yıldızlar mavi renge doğru gittikçe daha sıcak hale gelirler. Aynı bir sobanın ısındıkça Kırmızıya dönmesi gibi eğer sobaya çok fazla yakıt atarsak sıcaklık arttıkça sırayla soba sarıyabeyaza ve mavinin tonlarına dönüşür. 

Yıldızlar kırmızı renkte aslında en soğuk hallerindedirler. (Aşağıda da gördüğünüz üzere). Elbette yıldızların sıcaklıklarını ölçmek için yıldızlara yolculuk yapılmamıştır. Yıldızlar kara cisim ışıması yaparlar, bilinen tüm cisimlerde olduğu gibi.